23 Aralık 2013 Pazartesi

aslı gibidir

karaydı gözleri, kirpikleri,
saçları, teni.
kıpır kıpırdı yüreği
hadi diyordu hadi!
bir cümle bekliyordu.
az cümle,
ezcümle:
seviyorum seni.

yetecekti,
dünyasını değiştirmeye
yalnız iki kelime.
kalp açıldı,
nefes hazırlandı,
diller tutuştu,
küçüğü seslendi büyüğüne,
dudaklar kıpırdadı:
hadi!

her şey tamamdı sanki
gözlerinin içine baktı.
durdu.
takıldı kaldı,
daldı gitti.
demedi,
diyemedi.
aslı gibiydi mühürlü kaderi;
ama aslı değildi:
yine kabul görmedi.

ilysdkr

memur

sınav, sınav dedin;
bitti sınav.
şimdi hayatından
memur musun?

ilysdkr

mahşer yeri

dünya, şer yeri.
dünya, ah şer yeri!
var dünyanın bir de
mahşer yeri!

ilysdkr

lafta kaldı

"Bugün çok güzelsiniz." sözüme, "siz de" diye cevap veren o vatandaş kadar samimiydi tüm sözlerim. "Dahi, bile" anlamındaki '-da' yı bile anlamından bu kadar uzak fakat görünürde bu denli doğru kullanmamıştım. Oysaki ben '-ki' siz, oysasız, yalansız ve yansız duru bir söz istemiştim. Yine LAFta kaldı.

                                                                                                                                                      ilysdkr

söz

ağzımdan çıkan;
ilk sözüm içimdeki şeytana ait,
son sözüm vicdanıma...

ilysdkr